- yüzyılın en önemli Fransız denizcilerinden biri olan Jacques Cartier, Fransa Kralı I. François’ın emriyle Kuzey Amerika’ya üç büyük keşif seferi düzenledi. Amacı Asya’ya ulaşan yeni bir deniz yolu bulmak ve zengin madenlere sahip olduğu düşünülen toprakları keşfetmekti. Aradığı deniz yolunu bulamasa da yaptığı seferler, Fransa’nın Kanada üzerindeki hak iddiasının temelini oluşturdu. Bu nedenle Cartier, günümüzde Kanada’nın kâşifi olarak anılmaktadır.
🧭 Birinci Sefer ve Fransa’nın Kanada Üzerindeki Hak İddiası
Jacques Cartier (1491-1557), 20 Nisan 1534’te Fransa’nın Bretanya bölgesindeki Saint-Malo Limanı’ndan batıya doğru yelken açtı. 10 Mayıs’ta bugünkü Newfoundland kıyılarına ulaştı. Yaklaşık bir ay sonra Cabot Boğazı’nı geçerek 10 Temmuz’da Gaspé Körfezi’ne vardı.
24 Temmuz 1534’te, Gaspé Körfezi kıyısına üzerinde “Yaşasın Fransa Kralı!” yazılı yaklaşık 10 metre yüksekliğinde bir haç dikti. Yerli halkın da tanıklık ettiği bu sembolik törenle Cartier, daha sonra Kanada adını alacak toprakları Fransa Kralı I. François adına resmen sahiplendi.
Jacques Cartier bu bölgeye ulaşan ilk Avrupalı değildi. Ondan önce John Cabot ve oğlu, 1497-1498 yıllarında bu kıyıları keşfetmişti. Ancak bu keşifler kalıcı bir yerleşim veya egemenlik girişimine dönüşmemişti.
Cartier’nin temel amacı, Asya’ya ulaşacak yeni bir deniz yolu bulmaktı. Fransa ayrıca, 1494 tarihli Tordesillas Antlaşması ile İspanya ve Portekiz arasında paylaştırılan yeni keşif bölgelerinde söz sahibi olmak istiyordu. Kuzey Amerika’da altın ve değerli madenler bulunduğuna dair söylentiler de bu keşiflerin hız kazanmasında etkili oldu.
⚓ İkinci Sefer, Yerli Halklarla İlişkiler ve Skorbüt
Jacques Cartier’nin en önemli keşif yolculuğu ikinci seferidir. Üç gemiyle 19 Mayıs 1535’te yeniden Saint-Malo’dan ayrıldı ve uzun bir Atlantik yolculuğunun ardından Saint Lawrence Körfezi’ne ulaştı. Ardından Saint Lawrence Nehri boyunca ilerlemeye başladı.
Saguenay Nehri’nin ağzını geçtikten sonra bölgedeki yerli topluluklarla karşılaştı. Cartier, anılarında onların Fransızları dostça karşıladığını, kürk giydiklerini ve işaretlerle iletişim kurduklarını anlatır.
Bugünkü Quebec yakınlarında bulunan Stadacona yerleşiminin lideri Donnacona, Fransızları misafirperverlikle ağırladı.
Cartier daha sonra, bugünkü Montreal yakınlarında bulunan Hochelaga adlı daha büyük bir yerleşimden haberdar oldu. Büyük gemilerini Stadacona’da bırakarak daha küçük bir gemiyle yoluna devam etti ve 2 Ekim 1535’te Hochelaga’ya ulaştı.
Yakınındaki tepeye Mont Royal adını verdi. Bu isim zamanla Montreal adına dönüştü.
Kışın yaklaşması nedeniyle geri dönmek zorunda kalan Fransızlar, bölgede son derece zorlu bir kış geçirdi. Taze meyve ve sebze eksikliği nedeniyle mürettebatın büyük bölümü skorbüt hastalığına yakalandı. İlkbaharın gelmesiyle birlikte filo Fransa’ya döndü ve 15 Temmuz 1536’da Saint-Malo Limanı’na ulaştı.
⚔️ Üçüncü Sefer ve Büyük Hayal Kırıklığı
1541 yılında Kral I. François, yeni keşfedilen topraklarda kalıcı bir Fransız varlığı oluşturmak amacıyla yeni bir sefer düzenlenmesini emretti. Bu kez bölgeye yerleşimciler de gönderilecekti. Seferin genel komutanlığı Jean-François de La Roque de Roberval‘a verildi.
Hazırlıklar sürerken Jacques Cartier, Mayıs 1541’de Kanada’ya doğru yeniden yola çıktı.
Cap-Rouge’da bir yerleşim kurdu ancak kısa süre sonra Fransa’ya dönmeye karar verdi. Çünkü topladığı taşların altın ve elmas olduğuna inanıyordu.
Daha sonra bu taşların aslında kuvars, şist ve mika gibi değersiz mineraller olduğu anlaşıldı. Bu olay, Fransızcada hâlâ kullanılan “Sahte Kanada Elması” deyiminin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Dönüş yolunda Newfoundland açıklarında Roberval ile karşılaşmasına rağmen onun Kanada’ya geri dönme emrine uymadı ve 1542 yılında Fransa’ya döndü.
📜 Jacques Cartier’nin Mirası
Jacques Cartier, 1491 yılında Saint-Malo’da doğdu. Genç yaşta denizciliğe başladı ve uzun yıllar gemilerde çalıştı. 1534 yılında Kral I. François’ın görevlendirmesiyle çıktığı keşif seferleri onu tarihin en önemli kâşiflerinden biri hâline getirdi.
Üçüncü seferinden sonra aktif denizcilik hayatını bırakarak doğduğu bölgeye yakın Limoilou‘ya yerleşti ve 1 Eylül 1557’de hayatını kaybetti.
Cartier, Kanada yolculuklarını ayrıntılı biçimde kaleme aldı. Seyahat notları daha sonra yayımlanarak Kuzey Amerika’nın ilk Avrupa kaynakları arasında yer aldı ve Kanada’nın erken dönem tarihine ışık tutan en önemli belgelerden biri hâline geldi.
